Sohbete Giriş
Ana Menü

 Ana Sayfa

Atatürk

 Atatürkün Ailesi
 Atatürkün Anzak Ordusunun Türk Ordusu Hakkinda ki Görüsleri
 Atatürkün Askeri Hayati
 Atatürkün Çocukluk Yillari
 Atatürkün Dogdugu Sehir ( Selanik )
 ATATÜRKün Hakkinda Bilinmesi Gereken 30 Sey
 Atatürkün Harp Okulu Yillari
 Atatürkün Katildigi Savaslar
 Atatürkün Künye Bilgileri
 Atatürkün Matematik Tutkusu
 Atatürkün Ordu Kumandani Olarak Mustafa Kemal ATATÜRK
 ATATÜRKün oturdugu Kösk, Saray ve Evler
 Atatürkün Ögrenim Hayati
 Atatürkün Samsuna Çikisi

Burçlar & Astroloji

 Burçlara Göre Sigara Bırakma Yöntemleri
 Burçların İllallah Dedirten Özellikleri
 Burçlarına Göre Kadın Profilleri
 Doğum Ayınıza Göre Ruh Haliniz
 Doğum Günü Kişilik Özellikleri
 Kader Sayınızı Bulun Karakter Analizinize Göz Atın

Dizi - Flim izle

 Aska Sürgün 1 Bölüm
 Avrupa Yakasi 164 Bölüm
 Benim Annem Bir Melek 16 Bölüm
 Bez Bebek 47 Bölüm
 Çarkıfelek 6 Bölüm
 Gossip Girl 4 Bölüm
 Haziran Gecesi 1 Bölüm
 Heroes 3 Bölüm
 Hırçın Sevgilim Romantik Komedi Filmi
 Menekşe ile Halil 1 Bölüm
 Tatlı Hayat 1 Bölüm
 The O.C 21. Bölüm
 Var Mısın Yok Musun 21 Bölüm
 Yasak Krallık Aksiyon Filmi

Videolar

 A.R.O.G - yeni teaser fragman 2
 c. ronaldo en iyi 5 golü
 Cagri Bir sigara icimlik daha Kal
 Kurtlar Vadisi Cendere
 Kurtlar Vadisi Hekim Oğlu
 Kurtlar Vadisi Tuzak
 tugba ekinci vermem Videosu

Linkler

Cetci.Net

Bizimturk.Com

Gittin.Net

Haschat.Net

Hadiordan.Net

 

 

 

 

 

 

Atatürkün Matematik Tutkusu
ATATÜRKÜN MATEMATIK TUTKUSU
   

Atatürkün yasaminda (1881-1938) ilk olaganüstü basarisi, 1893 yilinda, çocukluk çaginda, orta ögrenimi döneminde matematik dersinde olmus ve bunun sonucu olarak dersin ögretmeni Onun adina "Kemal" ismini eklemistir. Atatürk, Selanik Askeri Rüstiyesinde" geçen bu olayla ilgili anisini söyle anlatiyor :

" ... Rüstiyede en çok matematige merak sardim. Az zamanda bize bu dersi veren ögretmen kadar belki de daha fazla bilgi edindim. Derslerin üstündeki sorularla ugrasiyordum, yazili sorular düzenliyordum. Matematik ögretmeni de yazili olarak cevap veriyordu. Ögretmenimin ismi Mustafa idi, bir gün bana dedi ki :

- " Oglum senin de ismin Mustafa benim de. Bu, böyle olmayacak, arada bir fark bulunmali. Bundan sonra adin Mustafa Kemal olsun. " O zamandan beri ismim gerçekten Mustafa Kemal oldu.

Ögretmen sert bir adamdi. Sinifta birinci, ikinci tanimiyordu. Bir gün bize :

"Aramizda kendine kimler güveniyor kalksinlar, onlari müzakereci (çalistirici) yapacagim" dedi.

Önce duraksadim. Ayaga öyleleri kalkti ki ben kalkmamayi tercih ettim. Bunlardan birinin çalistiriciligi altina girdim, çalismanin ortasinda daha fazla dayanamadim. Ayaga kalkarak :

- " Ben bundan daha iyi yaparim " dedim, bunun üzerine ögretmen beni çalistirici yapti. Eski çalistiriciyi benim müzakerem altina verdi.

Askeri Rüstiyeyi bitirdigimde matematik merakim epeyce ilerlemisti. Manastir Askeri Idadisinde matematik pek kolay degildi. Bununla ugrasimi sürdürdüm... Idadide iken bikmaksizin çalisiyorduk. Sinifta birinci, ikinci olmak için hepimizde siddetli bir gayret vardi. Sonunda idadiyi bitirdim. Harbiyeye geçtim, burada da matematik meraki sürüyordu..."(1)

Mustafa Kemal, Selanik Askeri Rüstiyesindeyken, matematik ögretmeni yüzbasi Mustafa efendi sinifa gelmediginde, onun yerine birçok kez bu dersi vermistir (2). Atatürk, yasaminin askeri ögrenim sonrasi dönemlerini, ulusal ve uluslar arasi büyük savas ve devrim olaylari içinde, aklin ve bilimin kilavuzlugunu izleyen Büyük Asker, Ulusal ve Çagdas Devlet kurucusu, "Yirminci Yüzyilin Gerçek Önderi" olarak geçirdi. Onun bu dönemlerde, ölümünden yaklasik birbuçuk yil öncesine degin matematikle ne ölçüde ugrastigini bilmiyoruz. Bu konuda, Türk Dil Kurum Basuzmani A.Dilaçarin 10.11.1971 tarihli bir yazisi(1) çok ilginç bilgiler vermektedir. Bu yazidan ögrendigimize göre, "Atatürk ölümünden birbuçuk yil kadar önce, üçüncü Türk Dil Kurultayindan (24-31 Agustos 1936) hemen sonra 1936-1937 yili kis aylarinda kendi eliyle Geometri adli bir kitap yazmistir".

Atatürk, bunu, birtakim Fransizca geometri kitaplarini okuduktan sonra hazirlamis ve yapit ilk kez 1937 yilinda "Geometri ögretenlerle, bu konuda kitap yazacaklara kilavuz olarak Kültür Bakanliginca yayinlanmistir"(3).

Bu 44 sayfalik yapittaki boyut, uzay, yüzey, düzey, çap, yariçap, kesek kesit, yay, çember, teget, açi, açiortay, içters açi, disters açi, taban, egik, kirik, çekül, yatay, düsey, yöndes, konum, üçgen, dörtgen, besgen, kösegen, eskenar, ikizkenar, paralelkenar, yanal, yamuk, arti, eksi, çarp, bölü, esit, toplam, oran, oranti, türev, alan, varsayi, gerekçe gibi terimler Atatürk tarafindan türetilmistir (3).

Yapittaki tanimlarin tümünü Atatürk yazmistir. Her tanim, ilgi kavrami tüm ögeleriyle eksiksiz ve açik biçimde anlatmakta, özel ve temelli nitelikleri içermektedir. Gerekli ve yeterli örnekler de verilmistir. Taninmis bilim tarihçisi Ord. Prof. Dr. Aydin Sayili, tam bir yetkiyle, bu Geometri kitabini, "küçük fakat anitsal bir yapit" diye nitelendirmistir(4).

Atatürk, yasaminin önemli bir kesimini tarihin en büyük savaslarindan birinin içinde, ulusal ve evrensel sorumluluklar yüklenerek geçirdikten yillarca sonra, düzenli bir mantik ve bilgi disiplini kesinlikle gerektiren matematik alaninda, yeni türettigi terimlerle böylesine özlü bir yapiti yazmakla, dil ve matematikteki üstün yetenegini kanitlamistir. Atatürkün yasaminda çok belirgin bir örnegini izledigimiz gibi, aslinda dil ile matematiksel kültür arasinda siki baginti vardir. Atatürkün dehasinda, dil ve matematik gibi aklin degisik disiplinleri birbirini karsilikli olarak hep olumlu yönde etkilemis ve gelistirmistir. Atatürk, "Fen terimleri o suretle yapilmali ki anlamlari ancak istenilen seyi ifade edebilsin"(5) demis ve bunu, Osmanlica çok sayida terimin yerine öz Türkçe karsiliklarini türetirken üstün bir basariyla gerçeklestirmistir.

Atatürkü, "Geometri" adli yapitini yazmaya zorlayan nedenleri, Onun dil çalismalarini yakindan izlemek olanagini bulabilen taninmis dil uzmani A. Dilaçar söyle açikliyor :

" ... Atatürk hep matematikle ugrasirdi. Eski geometri terimleri çok agdali idi. Gen bile, uzun uzun bu terimleri okudugum halde, simdikiler Imisisinda güçlügünü daha iyi anliyorum. Pedagojide bir gerçek var: Fikir yolunun açik olmasi, bir ip ucunun bulunmasi lazimdir. Yoksa bir külçe gibi çöker. Müselles kelimesini ele alalim. Arapça okullarimizdan kaldirilmistir. Sülüsten müstak (türetilmis) bir kelime oldugunu ögrenin nasil bilsin ? Arapça sogurucu bir dildir. Örnegin "müstesrik" "sark" kelimesinden gelmis bir kelimedir. Önüne, ortasina, arkasina birtakim heceler eklenmis. Bunun aslini bulmak bir Arapça gramer meselesidir, Okullarimizdan Arapça, Farsça kaldirilmis oldugundan, ögren id "müselles"i küde kelime olarak karsisinda görecektir. "Uç" aklina gelmeyecektir. Ama müselles yerine "üçgen" dersek, hir üç var. "Gen". Atatürke göre "genislikten" alinmistir. Bir ipucu var. "Dörtgen" dörtten gelmistir. Bir ipucu vardir. "Esit", denk anlaminda olan "es"ten gelmistir. Ama müsavi Arapça bir kelimedir. Bu sebeple Atatürkün prensipleri burada da dogru idi. On im için bu en agdali olan bu bilim dalini ele aldi ve kitabi örnek olarak birakti..."

Atatürkün matematik terimlerini türetme ve bunlari ögretime yerlestirme çalismalari konusunda Prof. Dr. Vecibe Latipoglu, su bilgilen veriyor:"

 ... Atatürk, matematigi iyi bildigi ve sevdigi için, terim devrimine matematikten baslamistir, denilebilir. Çünkü Türk Dili (Belleten)in Subat 1937 tarihli yayinindan bir ay sonra, Atatürk, ceyb (sinüs) ve tece^b (kosmus)m Türkçe karsiliklarinin bulunmasi için 29 Mart 1937 tarihli Ulus Gazetesine ilan verdirerek bir yarisma açtirmistir... Sonunda hazirlanan bütün terimler, Türk Dili (Belleten) dergisinin Ekim 1937 tarihli sayisinda yer almistir. Terimler, Türkçe-Osmanlica, Osmanlica-Türkçe, Fransizca-Türkçe olmak üzere siralanmis ve ön sirayi matematik terimleri almistir...

Atatürk terim çalismalarinin ülkedeki etkisini ögrenmek için, 1937 yili sonbaharinda, Sivasa giderek, vaktiyle Sivas Kongresini topladigi lise binasinda, dokuzuncu sinifin geometri dersine girmistir"1. Bu derste eski terimlerle ögrenimin zorlugunu birkez daha saptayan Atatürk, "Bu anlasilmaz terimlerle, ögrencilere bilgi verilemez" diyerek kitabi atmis ve sonra tahta basina geçip "dili" yerine "kenar", "müselles" yerine "üçgen", "müselles mütesaviyül adla" yerine "eskenar üçgen", "zaviye" yerine "açi" terimlerini kullanarak ünlü Pisagor teoremini ögrencilere anlatmistir". Atatürk, bu inceleme gezisinde yaninda bulunan Kültür Bakani Saffet Arikana tüm okul kitaplarinin yeni terimlerle, hemen yarilmasi emrini vermis ve Türkçelestirilmis terimlerle iki ayda hazirlanan kitaplar bütün okullara Kültür Bakanliginca gönderilmistir .

Atatürkün türettigi matematik terimleri ve yaptigi geometri tanimlarinin hemen hemen tümü bugüne degin degismeksizin kullanila gelmistir. Onun türettiklerinden sadece birkaç terim sonradan küçük ölçüde degistirilmistir. Örnegin Fransizca "hypothesein karsiligi olan Osmanlicidaki" faraziyenin yerine Atatürk, Türkçe "varsayi" terimini türetmis ve sonradan bu terim varsayim" biçimini almistir. Ayni sekilde Onun "tümey açi", "bütey açi" terimlerinin yerini "tümler açi", "bütünler açi" terimleri almistir. Çok az sayida ve sinirli olan bu terim degisikliklerini, Atatürkün dildeki temel ilkesinin dogrulugunun birer kaniti saymak gerekir.

Prof. Dr. Afet Inan, Atatürkün çalismalarini yillarca yakindan izleyebilmis insanlardan biri olarak, Onun bilime ve matematige verdigi önemi söyle belirtiyor :

" ... Atatürk, kendi yetistigi devrin müspet ilimlerini mesleki uzmanligi bakimindan belledigi vakit, berrak ve müspet bir görüse sahip olabilecegini ve her hangi bir meseleyi matematiksel bir kesinlikle çözümlemeyi hedef tuttugunu söylerdi."

Prof. Dr. A. Inan, 25.1.1982 tarihli özel bir yazisinda , bu konuyla ilgili olarak söyle diyor :

" Bilindigi gibi ilim konusu iki büyük bölümde islenir ve bunlardan faydalanilir : Müspet ilimler, Sosyal ilimler. Atatürk gerek ögrencilik devirlerinde gerekse ömrü boyunca bu her iki ilimden çok faydalanmistir. Mesela tarih onun için bir geçmisin hikayesi degil, günümüzde bu olanlardan ders almanin önemli olduguna inanmistir. Diger taraftan asil müspet ilimlerin basinda gelen matematik bilgisi Atatürk için baslica bir konudur. Çünkü matematik insan topluluklarina müspet yol gösteren re uygulamasinda yarar saglayan müspet bir ilim dalidir. Iste Atatürk bu ilime çok deger verdigi için hem nazari kisimlari çok iyi bellemis, hem de bunlarin uygulamasina her bakimdan önem vermistir. Hatta matematik terimlerinin bugün kullandigimi; deyimleri tamamen kendi buluslari ile saptamistir.

Atatürk bu konuda konusurken özellikle söylediklerinden sunlari animsiyorum: "Ben ögrenim devrimde matematik konusuna çok önem vermis oldugudur ve bundan hayatimin çesitli safhalarinda basari elde etmek için faydalanmis oldugumu söyleyebilirim. Onun için herkes matematik bilgisinin çok gerekli olduguna inanmalidir. "Matematiksel kühüre böylesine önem veren Atatürkün bu konudaki çalismalari, tarihte çok az sayida örneklerine rastlayabildigimiz Büyük Egitimci niteligi de olan devlet adamlarindan bin olarak kendisine seçkin bir yer sagutmada etken olmustu. Onun olaganüstü basarili yasami, akademisinin girisine "Matematik bilmeyen buruya girmesin" diye yazan, antik çagin ünlü filazofu Platon (Eflatun) (M.Ö. 427-347.)ün bu dileginin yararini modern çagda kanitlamistir, denilebilir.
 


KAYNAKÇA

(*) O dönemde, simdiki ortaokullara derecesinde olan okullara rüstiye, yaklasik lise derecesindeki okullara idadi deniliyordu.
(**) Matematik ögretmeni yüzbasi Mustafa efendi, Atatürke verdigi Kemal adini Onun resmi künyesine yazdirmistir.
(1) Türk Nesriyat Yurdu: Türkün Altin Kitabi. Gazinin Hayati Sebat Matbaasi, Istanbul 1930, s.11-16.
(2) Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti: Tarih IV. T.C. Devlet Matbaasi, Istanbul, 1937, s.17
(3) Geometri, Türk Dil Kurumu Yayinlari / Atatürk Dizisi: 4.Türk Tarih Kurumu Basimevi, Ankara, 1971, s.V-VII, I.
(4) Sayili, A.: Bilim ve Ögretim Dili Olarak Türkçe, Bilim, Kültür ve Ögretim Dili Olarak Türkçeden ayri basim. Türk Tarih Kurum Basimevi, Ankara, 1978, s.424.
(5) Kocatürk, U.:Atatürkün Fikir ve Düsünceleri. Ikinci Basim, Edebiyat Yayinevi. Ayyildiz Matbaasi, Ankara, 1971, s.142.
(6) Terzioglu, S.A.: Atatürk 1936-1937 yilinda "geometri kitabi " yazmisti. Cumhuriyet Gazetesi 15 Haziran 1971 s. ve 7.
(7) Hatipoglu, V.: Atatürk ve Terim devrimi. Türk Dili Dergisi, l Kasim 1971, sayi 242. cilt XXXV, s. 90-91, Türk Tarih Kurumu Basimevi, Ankara, 2981-, 281.
(8) Inan, A.: Atatürk Hakkinda Hatiralar ve Belgeler. Üçüncü Baski, Türkiye Is Bankasi Kültür Yayinlari, Türk Tarih Kurumu Basimievi, Ankara, 2981, s. 281.
(***) Sayin Prof. Dr. Afert INAN, 25.1.1982 tarihli özel yazimi, kisisel basvurum üzerine kaleme almislardir.